image6aa

Ebeveynlik, bir çocuk dünyaya getirmek; küçücük, üstelik yaşamını sizin yardımınız olmadan sürdürmekten yoksun bir canlının varoluş sorumluluğunu üstlenmek, bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı bir çocuk büyütmek ve erişkin bir insanın yetişmesine katkı sağlamak bir insanın hayatında yapabileceği en önemli, heyecan verici ve tatmin edici bir deneyim hiç kuşkusuz… Ancak bir o kadar da zorlayıcı, zaman zaman tüketici, zaman zaman da ana babayı kaygı, korku, hayal kırıklığı, çaresizlik ve öfke gibi yoğun duygularla baş başa bırakan ve 24 saat süren bir sorumluluk. Daha doğrusu günler, aylar, on yıllar boyunca, kısaca ömür boyunca devam eden dünyanın belki de en zor mesleği…

Ancak sonuçları bu kadar önemli olmasına karşın bu konuda çok az ya da hiç eğitimimizin olmaması bu işi daha da zorlaştırmakta. Dünyanın neresine giderseniz gidin herkes ehliyet almadan yapılandırılmış bir eğitimden ve bir sınavdan eçer, ancak hiçbir yeteneği, eğitimi ve bilgisi olmayan herkes ebeveyn olabilir. Muhasebe işi yapıyorsanız ve hesaplarınız tutmadıysa, geç saatlere kadar oturur, hatanızı bulur ve düzeltirsiniz. Aşçıysanız ve yaptığınız yemek olmadıysa onu döker ve yenisini yapabilirsiniz. Ancak ebeveyn olarak hatalı davrandığınızda çocuğunuz, hayatta en çok sevdiğiniz ve değer verdiğiniz insan hayatı.

image6aa1

boyunca acı çekebilir, ruhunda onulmaz yaralar açılabilir. Ve bu durum onun kişilik gelişimini, gelecekteki yaşantısını, evliliğini, kendi çocuklarıyla kuracağı ilişkiyi, meslek hayatını ve tüm sosyal ilişkilerini etkileyebilir. Zira bir çocuğun ruhsal yapısı, henüz dünyaya bile gelmeden çok önce, anne babanın bebeklerine ilişkin ilk hayalleriyle şekillenmeye başlamıştır bile. Gerek anne karnında geçirilen dönem, gerekse 0- 7 yaş arası erken çocukluk dönemi bütün bir  yaşamı etkiler. Okul çağı ,sağlıklı atlatılmış ve  yaşantılanmış bir ergenlik dönemide her şeyden daha önemlidir. Sağlıklı ve dengeli bir genç erişkinlik dönemine adım atılması için bu sürecin sağlıklı ve başarılı aşılması gerekmektedir.